Araştırma: Kediler, insan kanseri tedavisi için ipuçları barındırabilir
Londra, 20 Şubat (Hibya) - Evcil kedilerdeki kanserin ilk ayrıntılı genetik haritası, hastalığın insanlardaki versiyonlarıyla çarpıcı benzerlikler ortaya koyuyor ve bu da her ikisinde de kanserin tedavisi için yeni yollar bulmaya yardımcı olabilir.
Bilim insanları, yaklaşık 500 evcil kediden alınan tümör DNA'sını analiz ederek, durumla bağlantılı önemli genetik mutasyonları ortaya çıkardı.
Kanser, kedilerde hastalık ve ölümün ana nedenlerinden biridir, ancak nasıl geliştiği hakkında çok az şey bilinmekte.
Baş araştırmacı Dr. Louise Van der Wayden, "Kedi kanseri genetiği şimdiye kadar tamamen bir kara kutuydu," dedi. "Herhangi bir türdeki kanser hakkında ne kadar çok şey anlarsak, o kadar faydalı olur."
Cambridge'deki Wellcome Sanger Enstitüsü liderliğindeki uluslararası ekip, 13 tür kedi kanseriyle bağlantılı yaklaşık 1000 geni inceledi.
Kedilerde kansere neden olan genlerin birçoğunun insanlarda da benzer şekilde bulunduğunu ve bu durumun iki türün tümörlerin büyümesine ve yayılmasına izin veren temel biyolojik süreçleri paylaştığını gösterdiğini keşfettiler.
Bilim insanları, evcil kedinin, üçlü negatif meme kanseri gibi bazı meme kanseri türlerini anlamanın anahtarını elinde tutabileceğini söylüyor. Her 100 meme kanserinden yaklaşık 15'i bu türden.
Kedilerde bu alt tür insanlardan daha sık görülür; bu da bilim insanlarına örneklere erişim imkanı sağlar ve tedaviye yardımcı olabilecek yeni ilaçlar için ipuçları sunabilir.
Ancak köpeklerde kanser çalışmaları kapsamlı bir şekilde yürütülürken, kedilerde bu konu henüz araştırılmamıştı.
Bilim insanları, her iki evcil hayvanın da bazı kanser türlerinde rol oynayan çevresel faktörlere dair ipuçları verebileceğini söylüyor.
Onlar da bizimle aynı alanları paylaşıyorlar, yani bizim maruz kaldığımız aynı çevresel faktörlere maruz kalıyorlar.
Kanada'daki Ontario Veterinerlik Koleji'nden Prof. Geoffrey Wood, "Bu, kedilerde ve insanlarda kanserin neden geliştiğini, çevremizdeki dünyanın kanser riskini nasıl etkilediğini ve muhtemelen onu önlemenin ve tedavi etmenin yeni yollarını bulmamıza yardımcı olabilir" dedi.
Araştırma, Science dergisinde yayınlandı.
Hibya Haber Ajansı
